Windows 7’den Kurtulabilir Misiniz?

Hemen yazımın başında belirteyim: Kurtulamazsınız! Tabii bu sizin kullanım alışkanlıklarınıza göre değişir. Lakin “Bana dokunmayan ‘yılan’ 1000 yıl yaşasın” diyorsanız, siz Windows’un bağımlısı olmuşsunuz demektir. Dolayısıyla sizin kurtulma şansınız yok.

Bilgisayar kullanmaya Unix işletim sistemi ile başladım. Windows 3.1’e şöyle bir gözucuyla baktım. Esas ve “yoğun” bir şekilde Windows kullanmam 98 versiyonu ile başladı. Nitekim yazılım çözümü ürettiğim müşterilerin pek çoğu Windows işletim sistemine geçmeye başladı, buna bankacılık sistemleri de dahil. O zamanlar henüz bilgisayar mühendisi değildim, ama yazılım üretmeye devam ediyordum. Bunların bir kısmı “sevabına” yaptığım ücretsiz programlardı (mümkün olduğunca dağıtırdım, hatta iki programım Download.com’da da yer aldı), bir kısmı da ücretli programlardı. O dönemlerde yavaş yavaş İnternet olaylarına kaymaya başlamıştım ve Perl kullanarak CGI üzerinden İnternet programlaması yapıyordum. 1001link.com bana ait bir sitedir, Webarchives.org’tan 2000’li yıllardaki hallerine bakabilirsiniz (şu anda kapalı). Türkiye’nin en büyük e-kart bölümü bendeydi ve bu uygulamayı tamamen Perl ile CGI üzerinden yazmıştım (işte burada, ama çalışacağını zannetmiyorum). Dolayısıyla hem “üretici” hem de “kullanıcı” kesminde öyle boş mideden konuşan biri değilim. Taaa o dönemden bu zamana kadar hiçbir zaman “İşte benim işletim sistemim!” demedim, diyeceğimi de pek sanmıyorum. Benim için müşterilerin çok olduğu işletim sistemi önemlidir. Haaa derseniz kişisel olarak ne kullanıyorsun, Ubuntu Linux kullanıyorum, ama zamanında Debian’ın gelişiminde aldığım rolleri, bağlantıları ve topluluk üyeliklerimi artık korumuyorum. Bu detaylı bir konu, bir hafta sonraki “Linux Windows’u Döver mi?” başlıklı yazımda detaylarını anlatacağım. Ben bir Linuxçü değilim, Windows sever de değilim. İşime ne geliyorsa onu kullanırım. Futbol takımı tutar gibi işletim sistemi tutmak pek de tarzım değil, hele hele de bizim gibi bu işi “yaşam tarzı” ve hatta “meslek” olarak seçmiş kişiler için hiç değil! Tutana mani olmam, herkesin tuttuğu kendine demişler, iyi de demişler :) Bir tek sürekli Mac OS X kullanamadım, taksiti sevmediğim için peşin parayla Apple almak yemiyor henüz :)

Bütün bunları, “Canım sıkıldı, atıp tutasım geldi” diye yazmıyorum. Bir insanın yazdığı bir şeye güvenmek için öncelikle o insanın konu hakkında uzman olduğunu bilmek gerekir. Eh bunca bilginin üstüne bir de bilgisayar mühendisi olunca, artık dediğime inanır mısınız inanmaz mısınız orası site kalmış.

Windows 7’den kurtulamazsınız… “XP’den şaşmam, versiyon 6’yı aşmam” deseniz bile 7. versiyon, yani Windows 7 sizi kucaklamaya hazır. Geçtiğimiz günlerde i4i, Microsoft’a karşı açtığı XML teknolojisi davasını kazandı, Ofis paketi içinde yer alan Word sıkıntıya girdi. Microsoft da hemen hiddetlendi: “Bütün Ofis paketini çekeriz, babaları alırsınız sonra!”. Evet cidden de babaları alırız, yalan yok. Kendim açısından düşününce, müşteri isteği üzerine hazırladığım Access veritabanları buhar olup gider, uğraş dur sonra. Hani Uygur Türkleri’ne yaptığı soykırımdan dolayı Çin mallarına boykot çağrısı yapıldı da sallayan olmadı ya, aynı onun gibi bir durum bu. Windows ürünlerine bağlı bir dünyada, XP’den de vazgeçersiniz paşa paşa, 7’yi de kullanmaya başlarsınız. Hatta şimdiden Vista kurup denemelere başlayın, eliniz alışsın :) Hem kötü de değil kullandığım kadarıyla, Vista’dan çok daha iyi. 50 tane pencere açıp, içlerinden birisini başından tutup sallayınca, diğer 49’u görev çubuğuna küçülüyor (minimize). Fena değil yani, salla sallayabildiğini :) Canınız sıkılınca bu şekilde sallayıp sallayıp oyun da oynarsınız hem, eğlenceli olur :)

Ortaya Karışık 1: Ray Ban güneş gözlüğü markasında devdir (numaralı gözlüklerini sevmem) ve çok kalitelidir. Benim yıllar önce 10 dolara aldığım ve şimdi popüler olan, o dönemlerde “yumurta çerçeve” denilen gözlüğü yaklaşık 10 senedir kullanıyorum, bana mısın demedi. O dönemlerde Türkiye’de yoktu, şimdi el ayağa düştü o ayrı konu. Benim anlamadığım ise yeni çıkan aşağıdaki Ray Ban güneş gözlükleri. Buna o kadar para vermenize gerek yok, çok istiyorsanız size formülü söylüyorum: Oyuncakçıya gideceksiniz, orda plastik gözlükler var. Onlardan dilediğiniz rengi alın. Çocukken biz alırdık, dalga geçmiyorum, aynı çerçeve :) Sonra optikçiye gidin, güzelinden güneş gözlüğü camı taktırın. En kral camın çiftine 60-80 TL arasında para verirsiniz. Siz siz olun, aklınızı kullanın, Paris Hilton gibi salak olmayın :) Ya da çok paranız varsa ve harcayacak yer bulamıyorsanız, parayla poponuzu silebilirsiniz, en azından şanınız yürür :)
Paris Hilton ve Muhteşem (!) Gözlükleri

Ortaya Karışık 2: Yahu optimizasyon programlarına inanmıyorum, ama “Bu olur mu acaba, olursa haberini yaparım, bomba olur” diyerek hemen hemen hepsini deniyorum. En son Auslogics’in Internet Optimizasyon aracını denedim. Evet Speedtest.net’e göre ciddi anlamda hızlandırdı (4Mbit ADSL kullanıyorum, indirme hızım öncesinde 3.37, gönderme hızım 0.79’du. Auslogistics’ten sonra indirme 4.05, gönderme 0.84 oldu). Ama İnternet sitelerine girememeye başladım :) Ferrarisi olup da benzin koyacak parası yokmuşçasına ezik hissettim kendimi :) Internet Explorer 8, Mozilla Firefox 3.5.2 ve Opera 9.64’te ayrı ayrı denedim, sonuç aynı… Anında geri aldım sistemi, şimdi orta sınıf aile arabamla mutluyum :) Ben TuneUp Utilities 2009 + Diskeeper 2008 kombinasyonunu seviyorum.

Ortaya Karışık 3: Haberturk.com’un haberine göre Türkiye cepten ucuza konuşuyormuş (buyrun haber burada). Kime göre, neye göre ucuz? Aç tavuk – darı ambarı modunda mı yoksa buzlu badem – Cem Yılmaz modunda mı? (Cem Yılmaz’ın bu espirisini burada anlatamam, ama şovunu izleyen varsa ne demek istediğimi anladı). En yüksek ücreti Amerika ödüyormuş. Kaldırım işçisinin ayda 6.000 dolar maaş aldığını neden yazmadınız?

Ortaya Karışık 4: SEO (Search Engine Optimization – Arama Motoru Optimizasyonu) üzerine atıp tutan maaşallah çok bol. Aman efendim Valid CSS ve XHTML (kurallara uygun CSS ve XHTML) olmazsa Google sizi arka sıralarda indekslermiş de falan da filan da… Yahu bunu diyen adam Google’a baktı mı hiç kurallara uygun mu değil mi diye? Bakmadıysa XHTML için buraya tıklayın da bir görün uygun mu değil mi? (Google’da CSS bulunamadı: tıklayın görün) Ramazan’da davul diye böyle atıp tutanların işkembelerini kullanmak lazım.

Ortaya Karışık 5: Turizmciler yerli turisti pek sevmezler. Bu lafıma kızanlar, güneydeki lokantalarda neden Almanca ve İngilizce menü olduğunu, Türkçe menü olmadığını açıklasınlar hele bir. Siz sevmeyin, ama yabancıdan fazla parayı yerli turist harcıyor. Haber aşağıda, Habertürk gazetesinden alınma. Ama benim güzel bir çözümüm var. Beni sallamayanı ben de sallamıyorum, Güney’de bas bas paraları yapacağıma daha az parayla yurtdışında tatil yapıyorum (hoş bu yıl hiçbir yere gidemedim, malum ekonomi). “Yerli” turizmciler de benim açımdan avcunu yalıyor.

749, 3.4'ten büyük müdür küçük müdür?

3 Yorum

Onur , 1 Eylül 2009 tarihinde

Güzel bir yazı olmuş. Merak ettiğim bir nokta var Ubuntu kullanıyorum demişsiniz ve piyasanın isteği doğrultusunda windows için yazılımlar da geliştirmek zorunda kalıyorsunuz. Bu size zorluk çıkarmıyor mu en azından destek verdiğiniz müşterileriniz siz Ubuntu kullanıyorken onların bir sorunlarına çözüm aramak? Ya da dual-boot kullanıyorsunuz veya iki bilgisayarla çalışıyorsunuz zor olmuyor mu?(Bir zamanlar ben de Ubuntu sevdam yüzünden iki arada bir derede kalmıştım onun için sorma gereği duydum)

Can Sinan ARTUC , 1 Eylül 2009 tarihinde

Merhabalar,

İlginiz için teşekkür ederim. Aslında 4 tane işletim sistemi kullanıyorum: Ubuntu, Windows XP ve Windows Vista 64 bit ve Windows Vista 32 bit. Windows Vista 64 ve 32 bit dual boot olarak masaüstü bilgisayarımda. Kodlama yapacağım zaman genellikle Vista 32 bit’i açıyorum çünkü çoğu kişi halen 64 bit kullanmıyor. 32bitte geliştirdiğiniz programı düzgün yazarsanız, 64bitte de çalışıyor. Bazı özel durumlarda 64 bit kodlaması gerekiyor, o durumda 64bit’i açıyorum. Windows XP 32 bit ile Ubuntu da dizüstü bilgisayarımda dual boot şeklinde (dizüstü bilgisayarım 1.5 GHz tek çekirdekli, 2GB bellekli 5 sene önce aldığım Toshiba Centrino A50-543). Windows XP ile kod üretimim kalmadı gibi bir şey, 64 bit Windows XP kullanan müşterim olmadığı için de 64 bit XP kurmadım. Sistemim aslında çok güzel işliyor :) Hem masaüstü hem de dizüstü olduğu, bir de üstüne dönebilen bir sandalyem olduğu için bir ona bir buna bakabiliyorum :) Ancak aktif olarak kullanmak istediğiniz iki işletim sistemini dual boot olarak bir bilgisayara kurarsanız zor oluyor. Nitekim birini açınca, diğerine geçmeye üşeniyor insan. Virtual Machine şeklinde yüklemek hoşuma gitmiyor çünkü bu durumda işletim sisteminin bütün özelliklerini kullanamıyorsunuz.

Dediğim gibi ne Windows ne de Linuxçüyüm, dolayısıyla her ikisini de aktif olarak kullanıyorum (Apple Mac OS X de kullanmak isterim, ama yazıda belirttiğim nedenden dolayı henüz aktif olarak kullanamadım). Dolayısıyla “adaptasyon” gibi bir durumum olmuyor. Nitekim gün içinde hemen hemen aynı oranda kullanıyorum işletim sistemlerini. Örneğin, her ne kadar aksi iddia edilse de, Linux’te video işleme ve tasarım yapmak bir dert. Wine ile Photoshop yükleseniz tam verimli çalışmıyor (pencereler gibi). GIMP harika diyorlar, ama benim işime gelmiyor. Aynı zamanda 10 yıldır tasarım yaptığım için Photoshop’ta kendime özel actionlarım ve fırçalarım var (sağdan soldan toplama değil, kendi yaptığım şeyler). GIMP’te action desteği yok, script yazmanız gerekiyor. Kusura bakmasınlar valla 100′den fazla action için oturup script yazacak durumda değilim :) Video ve tasarım olaylarında mutlaka Windows kullanıyorum. Aslında bu konuda Apple Mac OS X daha iyi, ama elinizde varsa :)

Can Sinan ARTUC , 3 Temmuz 2010 tarihinde

Bu arada ben Windows 7′den kurtulamadım, Vista’dan 7′ye temiz kurulum yaparak geçtim.

Yorum Yaz