Etiket Arşivi: website

Teknovole.com Ekibi 2009′un En İyilerini Seçti

Detaylı bilgi ve liste için: http://www.teknovole.com/sizin-icin-sectiklerimiz/2009un-en-iyileri/

Benim için 2009′un en iyileri:

En İyi Oyun: Modern Warfare 2
En İyi Program: SUPER
En İyi Online Servis: Fizy
En İyi Web Sitesi: Gamershell.com (Oyunlara dair ne arıyorsanız bu sitede)
En İyi İşletim Sistemi: Windows 7 (Apple MAC OSX Snow Leopard’ı kullanabilecek bir bilgisayarım olmadığı için kıyaslama dışındadır)
En İyi Teknolojik Ürün: O.R.B
En İyi Mobil Telefon: Apple iPhone 3G (Fazla söze gerek yok :) )
Yılın Olayı: Beyaz Saray’ın açık kaynak içerik yönetim sistemi kullanması

Web Tasarımcılarına Tavsiyeler

Bu köşe yazımı yazdıktan sonra belki de şu ana kadar aldığım e-postaların toplamından daha fazla e-posta aldım. Sorular hep aynıydı: “Tavsiyeleriniz nelerdir?”

Madem bu kadar ilgi var, bana e-posta gönderen okuyucularımıza da dediğim gibi bunu köşe yazısı olarak hazırlamaya karar verdim. Lafı fazla uzatmayacağım, 9 yıllık web tasarımcısı ve programcısı olarak adım adım tavsiyelerimi sıralıyorum. İsteyen dinler, isteyen sallamaz, keyif sizin:

1) Just relax, take it easy! Bu şarkıyı bilenler elbette vardır, Mika’nın efsanevi şarkılarından biri. Türkçesi kısaca “Sakin ol!” demek. Yaptığınız tasarımı mutlaka beğenmeler olacak, hatta işi abartıp “Bu ne biçim tasarım, kıçıma tuvalet kağıdı diye bile kullanmam” diyenler olacaktır. Sakin olun. Unutmayın, eleştirinin dozunu kaçıranlar gerçekte “kıskanç” insanlardır.

2) KISS… İngilizce’de “öpücük/öpmek” anlamına gelir, aklınızda böyle kalsın. Açılımı ise: Keep It Simple Stupid! Yani “Basit tut aptal!”. Bunun başka açılımları da var, ama ben bunu daha çok seviyorum :) (KIS: Keep it Simple (Basit tut), KISS: Keep It Short and Simple (Kısa ve basit tut)) Tasarımı mümkün olduğu kadar basit yapın, ama Einstein’ın dediği gibi “… çok da fazla basit değil”. Sektöre yönelik renkler ve sayfa tasarımı yapmaya özen gösterin.

3) Mutlaka profesyonel anlamda resim işleme programı kullanın ve kreatif bir yönünüz olsun. Sağdan soldan toplayacağınız resim ve fotoğraflar sizi bir yere kadar götürür, sonra rezil eder. Ben şahsen 10 yıldır Photoshop kullanıyorum. Siz ister Photoshop, ister Corel, isterseniz de başka bir şey kullanın. Ama mutlaka kullanın, basit resim işleme programları sizi yarı yolda bırakır.

4) JavaScript ile CSS’i birbiriyle “dostça” kullanabilirseniz, tasarım konusunda sırtınız biraz zor yere gelir. Günümüzde oldukça kolay kullanımlı JQuery ve Mootools gibi JavaScript kütüphaneleri bulunuyor. JavaScript’e alışınca CSS’i, CSS’e alışınca JavaScript’i es geçmeyin, üzülürsünüz.

5) Ücretsiz olan açık kaynak tasarımları “esin kaynağı” ya da “bir şeyler öğrenmek” için kullanın. Bu tasarımları alıp üzerinde modifiyelerle başkasına satarsanız, bir süre sonra foyanız ortaya çıkar, rezil olursunuz. Nitekim ben böylelerini rezil etmeye bayılıyorum :) Ama şöyle bir nokta var: Parayla satın aldığınız tasarımları sözleşme uyarınca dilediğiniz gibi kullanabilir ya da modifiye edebilirsiniz, bunda bir sakınca yok.

6) Esinlenmek ayrı bir şey araklamak ayrı bir şey. Başka yerde gördüğünüz tasarımlardan esinlenebilirsiniz, ama kopyasını yapmak etik değildir. Bu durum yüzük tasarımcılarından elbise tasarımcılarına (sosyetikler modacı diyor) kadar geçerli olan bir şeydir.

7) Sabırsız olmayın, mükemmelliği yakalamaya çalışın. “Amaaaan canım, şu sütunla aralarında 1 piksellik farklı renkte boşluk var, göz görmez zaten bunu” deyip geçiştirmeyin. “Para veren gözler” öyle bir görür ki, aklınız hayaliniz şaşar.

Bu tavsiyelerim, Web tasarımı konusunda bir noktaya gelmek isteyenler için. Açık kaynak olan ücretsiz tasarımları alıp sağa sola kitleyenlere değil. Onlar kitlemeye devam etsinler, gün gelip adları “üçkağıtçıya” çıkınca, bir daha bu sektörde iş yapamazlar. Nitekim sektör büyük gibi görünse de aslında çok küçük çünkü kaliteli iş yapanların sayısı az. Dolayısıyla hemen hemen herkes birbirini tanır, dünya küçük unutmayın.


Ortaya Karışık 1: 1 ay sonra askere gidiyorum, sizlerden ayrı kalacağım. Bu 1 ay süresince de Teknovole.com’da beni çok bulamayabilirsiniz, yazılarımı göremeyebilirsiniz. Malumunuz biraz dinlenmek ve fırsat bulabilirsem tatil yapmak istiyorum. Ama her hafta köşe yazılarımı düzenli olarak yazacağım.

Ortaya Karışık 2: Türkiye’de ne kadar çok sevgi “böcüğü” varmış da haberim yokmuş. Geçen müzik kanallarından birinde gördüm. SMS gönderiyorsunuz, mesajınız çıkıyor. Mesajlar hep aynı: “Seni çok seviyorum bitanem/ay yüzlüm/ela gözlüm/bebeğim vs.” O zaman bu kadar kavga dövüşün nedeni ne?

Ortaya Karışık 3: Bu köşeden siyaset konuşmayacağıma yemin ettim, yeminimi bozmayacağım. Söylemek istediğim çok şey var aslında, ama yeri burası değil. Dünyada hiçbir ülke teröristlerle aynı masaya oturup barış anlaşması yapmaz. Bırakın devletleri, kabileler bile bu şekilde barışmaz (merak eden varsa alsın kitap okusun, görsün). Türkiye Cumhuriyeti, Muz Cumhuriyeti oldu da haberimiz mi yok? Toplumun her şeyden haberi var, siyasetçiler umarım bunun farkına varırlar. Muz Cumhuriyeti sandıkları ülkede, dikkat etsinler de muzun kabuğuna basıp ayakları kaymasın.

Ortaya Karışık 4: Dünya tek kişilik ekiplere doğru gidiyor. Takım oyunu pek kalmadı. Nerden çıkardım bunu şimdi? Günümüzde program sunucularının dahi kişisel blogları var ve düşüncelerini oradan dile getiriyorlar. Eskiden program yapılır, hep birlikte konuşulurdu. Herhalde halen sıkı sıkıya ekip olduklarını benimseyenler sadece bazı karikatüristler.

Ortaya Karışık 5: Yahu ne kadar çok uzman var Türkiye’de? Bilişim ve teknolojileri uzmanı, sosyal medya uzmanı, yaşam koçu (uzman pek hoş durmuyor, o yüzden koç diyorlar herhalde), zart uzmanı, zurt uzmanı. Yaptıkları işin ehliyetini, yani kapı gibi diplomasını alamayan herkes kendine bir şeyin uzmanı deyiveriyor. Bu kişilere uzmanlığı kim veriyor? Sağlık sektöründe durum farklı, uzmanlık için aşamalar var. Ben de diş uzmanıyım, çok fena diş çekerim :)

Ortaya Karışık 6: Michael Jackson öldü, özellikle yazmadım. Hem kendisini hem müziğini hem de yaptıklarını sevmediğim bir insan. Ayrıca sevenleri üzülmüşken, üzerlerine gitmek istemedim. Ama aradan zaman geçti, artık yazabilirim. Michael Jackson müziğin kralı falan değildir, bana göre Elvis Presley, Freddy Mercury ve Frank Sinatra müziğin kralıdır.