Etiket Arşivi: google yasağı

Google’ı Dize Getiren Ülke: Türkiye!

2.5 yıldır süren yasak, YouTube’un (yani Google’ın) nazlı bir açıklaması ile son buldu:

“Türkiye’de bazı kullanıcıların YouTube’a tekrar erişebildikleri bilgisini aldık. Bu gelişmeleri inceliyoruz. Türkiye’de kapatmaya neden olan videolarin siteden kaldırılması YouTube tarafindan değil, üçüncü bir parti tarafından mevcut ‘otomatik telif hakları şikayet’ uygulamamızı kullanılarak kaldırılmıştır. Bu şikayetin telif hakları politikamıza uygun olup olmadığı ile ilgili araştırmalarımız devam etmektedir.”

YouTube erkekliğe bok sürdürmeyedursun, öyle görünüyor ki gelecek günlerde yeniden YouTube yasağı ile karşılaşabiliriz. Tabii bu daha öncesinde görmediğimiz bir sahne değil, açılıp tekrar kapandığını gördük.

Bununla beraber YouTube IP bloğunda yer aldığı için bir süredir kapalı olan Google Earth’e erişim de açıldı. Benim gibi navigasyon cihazı kullanıp da bir türlü Bing ve Yahoo!’nun rezalet harita servislerinden koordinat alamayanlara duyurulur!

Bırakın Bu İşleri

Siyaset konuşmayı da, konuşanı da sevmem. İki kelam etsem daral gelir, fenalık basar. Siyaset bana göre bir gün ak diye tutturduğun şey için ertesi gün “Kara demiştim kardeşim” diyebilme “sanatı”dır. Ben de bunu yapamam, yapmak da istemiyorum.

Dedim ya, çok siyaset konuşunca daral gelir diye. O yüzden kısa kısa yazacağım, aklı başı yerinde olan herkes ne demek istediğimi zaten anlayacaktır.

Öncelikle bu adresteki haberi bir okuyalım çünkü bu haber üzerinden gideceğim. Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım’ın dediklerinden yola çıkarak, madde madde “ilahi komedya”yı açıklayacağım:

Binali YILDIRIM: “Memleketin meseleleri dururken, millet para kazanıyor. Bir reklam, pazarlama şirketin olacak, hiç bir tane fatura kesmeyeceksin. Ondan sonra da ‘internete özgürlük’ diye Türkiye’den de adamları götüreceksin merkezine dolaştıracaksın, ondan sonra yazıp çizecekler. Böyle şey olmaz. Bu ülkenin haklarını korumak hepimizin görevi”

Bunu söyleyen Binali YILDIRIM’ın geçmişine bir bakalım: İstanbul Deniz Otobüsleri Genel Müdürü olduğu dönemlerde yakınlarına büfe vererek çıkar sağladığı gerekçesiyle görevden alınmış bir siyasetçi. Kaynak da burada. Sayın bakan acaba o dönemde, her verdiği büfe için fatura kesiyor muydu :) O dönemde milletin meseleleri yok muydu? Bu işin tarihi eski, herhalde peşkeş çekilen büfelerden gelen paralar suyunu çekti, şimdi Google tırtıklanmaya çalışılıyor. Ama burada bakana katıldığım bir nokta var: “Bu ülkenin haklarını korumak hepimizin görevi” diyor ya, işte bu nokta… Bu görevi üstlenerek sizi istifaya davet etsem, vatandaşlık görevimi yerine getirmiş olur muyum?

Binali YILDIRIM: “23 ülkeye yerli sürüm yapmışsın. Niye Türkiye’nin yok? Türkiye’ye de yap.”

Burada bakan Youtube’tan bahsediyor. Google da gerizekalı zaten, açık olmayan bir şey için yerli sürüm yapacak. Arama motorunun yerli sürümü yok mu sayın bakan? Açık olan şeye adamlar yapıyor işte.

Binali YILDIRIM: “Sen şimdi Atatürk’e hakaret içeren bilgileri, videoları koyacaksın. Biz de ‘varsın olsun canım işte bu yani basın özgürlüğüdür, hürriyetlerdir…’ Bu ülkenin değerlerini biz korumayacağız da kim koruyacak? Bizim bir vatandaşımız yapsa aynı şeyi, adam ülke içinde gidecek yer bulamaz. Ne bu müsamaha? Yapmayalım lütfen. Bu ülkenin değerlerini biz korumayacağız, kim koruyacak?”

Ulaştırma bakanı olduğunuz partinin başkanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 21.11.1994 tarihinde bakalım neler söylemiş: “Ben İstanbul’un imamıyım. Elhamdülillah şeriatçıyım. Yılbaşına karşıyım. Ata’ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok. Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, yahu bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek.” Kaynak burada. Türkiye’yi Cumhuriyet rejiminde ve demokratik bir ülke olarak kuran Atatürk’e karşı “Elhamdülillah şeriatçıyım” demek zaten hiç saygısızlık değildir. Her gün Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk, Türk Ordusu ve Türk Polisi hakkında atıp tutan, ülkeyi bölmeye çalışanlar, bugün mecliste oturuyor efendi! Dağdan inenleri çiçeklerle karşılattırıyorlar, sesiniz çıkmıyor! Hani böyle bir şey yapan vatandaşımız ülke içinde gidecek yer bulamazdı?

Sizin Youtube’u kapatmanızdaki neden başka efendi, çık doğrusunu söyle. Bizim yaptığımız yolsuzlukların, eskiden söylediğimiz lafların videoları var, şimdi karşımıza çıkınca çok zor durumda kalıyoruz, o yüzden kapattık Youtube’u de, gel canımı ye. Kitap çıkartanı, söyleşiye katılanları Ergenekon’dan içeri sokabiliyoruz, ama İnternet ortamını denetleyemiyoruz de, başımın üstünde yerin var.

Siyaset konuşmayı da, konuşanı da sevmem. Konuşunca da böyle sert konuşuyorum, desteksiz sallamadığım için de bunun adına siyaset demiyorlar zaten.

Böyle Rezalet Görülmedi

2 Haziran 2010 gecesinden itibaren Teknovole.com hitlerinde ciddi bir düşüş yaşıyoruz. 3-4-5 Haziran da bu şekilde devam etti. Hatta durumumuzla ilgili Teknovole.com ekibi olarak toplanıp durum değerlendirmesi yaptık. Sorun ne olabilirdi? “İçeriği daha sık güncellemeliyiz”, “Daha çok yeni başlayanlara yönelik bilgi verelim”, “Ekip eridi, aramıza yeni arkadaşlar katmamız lazım” gibisinden pek çok fikir söyledik. Tabii biz nerden bilelim BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu)’nın işimize çomak soktuğunu?

Teknovole.com’u her açışımda sorun yaşıyorum. Daha bugün, sunucu desteğimizi sağlayan şirkete “Sunucularda mı bir problem var, Teknovole.com’u açamıyorum, açıldığında da 5 dakika geçiyor” şeklinde bir e-posta gönderdim. Konuyla ilgili “Sunucularımızda bir sorun yok, bize nslookup (pingleme) değerlerinizi gönderir misiniz?” şeklinde bir cevap geldi. Bu cevabı aldığım anda da araştırma sonucunda buradaki habere ulaştım. İşin rengi ortaya çıkmıştı. BTK açıklamasında her ne kadar konunun Youtube ile ilgili olduğunu söylese de, olay ciddi bir boyutta. Nitekim IP adresi dediğimiz olay (özetle, İnternet’e bağlı her bilgisayarın İnternet üzerindeki özelliğine göre sabit veya değişken kimliği), bloklar şeklinde oluşuyor. İşin detay bilgisine girmeyeceğim, konudan çok sapmak istemiyorum. Ama kısaca anlatmak gerekirse, paralel bağlanmış ampülleri düşünün. Bir tanesi bozulursa hiçbiri yanmaz. Aynı durum IP adreslerinde de geçerli. Youtube’un 1 tane IP adresi yok, dolayısıyla içinde bulunduğu bloğa “engel” koyarsanız, diğer IP adresleri de bu durumdan etkilenir. Sonuç: Google Adsense, Google Analytics, Google Maps gibi Google hizmetleri kullanan bütün sitelere Türkiye’den erişirken sorun yaşıyorsunuz, görüntüleyemiyorsunuz.

Durumu net irdelemeyince, çok basit bir şey gibi görünüyor. Ama işi bizim gibi İnternet üzerinden olanlar ciddi biçimde etkilendi. Zaten üç beş kuruş Google Adsense gelirimiz var, başka gelirimiz yok, ondan da olduk. Onu bırakın, ziyaretçi sayımız azaldığı ve buna bağlı olarak sayfa izlenme oranlarımız düştüğü için, arama motorlarında tırnaklarımızla kazıyarak (özgün içerik) geldiğimiz noktadan düştük. Hadi işin parasal boyutunu geçelim (geçemeyiz, ama neyse), kim gelmiş, nerden gelmiş, hangi yazı daha çok okunmuş, arama motorlarında bize hangi anahtar sözcüklerden gelmişler gibi bizim için hayati değerler taşıyan bilgilerden de olduk, nitekim Google Analytics kodlarını siteden çıkarttık.

Yahu olay Youtube ile ilgili, neden Google Analytics ve Google Adsense’i araya sokup işi bulandırıyorsun diyebilirsiniz. Yaklaşık 20 dakika öncesinde 5 dakika bekleyerek açabildiğim Teknovole.com, Google Adsense ve Google Analytics kodlarını kaldırınca 4 saniyede açılmaya başladı. Acaba neden?

Kim bu rezalete dur diyecek? Ciddi bir maddi beklenti taşımadan, sürekli harcama yaparak yürüttüğümüz Teknovole.com, böylesi çomak sokmalara karşı ne yapabilir? Bir devlet, kendi ülkesinde yatırım yapan insana eziyet eder mi?

Cehennemin denetimci zebanileri toplanmış, cehennemdeki durumu değerlendirmek üzere denetleme yapıyorlar. Her milletten insanlar ayrı kazanlarda ve başında görevli bir zebani duruyor. Kazandan çıkmak isteyen, görevli zebaninin elindeki kepçeyi kafasına yemesiyle geri iniyor. Denetimci zebaniler bir bakmış, Türkler’in bulunduğu kazanda görevli zebani yok. Denetimcilerden biri “Bu ne rezillik, nasıl iş yapıyorsunuz” diye bağırmaya başlarken, görevli zebanilerden biri atılmış: “Aman efendim, hiddete gerek yok. Türkler’in bulunduğu kazanda biri çıkmaya çalıştığında, diğeri zaten paçasından tutup aşağı çekiyor. Biz oraya görevli koymayarak, iş gücünden tasarruf ediyoruz”.

Ortaya Karışık – 1

Renkler ve zevklere karışılmaz, herkesin kendine özgü rengi ve zevki vardır. Gülşen’i sevmem, müziklerini de dinlemem. Ama geçtiğimiz günlerde müzik kanallarından birinde “Ezber Bozan” şarkısına denk geldim. Yahu sözlerini duyunca, herhalde bu şarkıyı muhasebeci yazdı dedim. Benimle aynı görüşte olan var mı :)