Etiket Arşivi: Eset Nod32

Vay Başıma Gelenler!

Daha önceki blog yazımda, lisansı biten ESET Smart Security 3 ile ilgili verdim veriştirdim. Fikirlerimde ve düşüncelerimde halen bir değişiklik olmadı, yanlış anlaşılmasın. Yine o yazıyı yazdığım düşünceleri taşıyorum.

ESET Smart Security 3’ün lisansı bitti. Bir baktım, 30 gün deneme sürümüne de geçmedi. Mantık: “Eskiden müşterimizdin, artık olmasa da olur.” Genelde herhangi bir lisanslı yazılımı kullandıktan sonra süresi bitince, “demo” ya da “deneme” moduna geçer, ESET gibi işi bittikten sonra bir tarafınıza tekme atmaz. Tabii bunu görünce sövmelerim artarak devam etti. Çünkü planımda bu yoktu, ben 30 gün deneme sürümüne geçecek diye yeni bir antivirüs ya da Internet Güvenlik Paketi arayışına ve incelemesine girmemiştim. Sonra bir anda ESET ile Norton 2009’u kıyasladığımız inceleme konumuz aklıma geldi. Şu anda dizüstü olarak kullanmış olduğum bilgisayar, sistem kaynakları bakımından yeterince zengin olmadığından dolayı, hiçbir antivirüs yazılımının kaynak olarak 3 öğün yemeği olmak istemiyorum açıkçası. Kaynak kullanımını düzeyli derecede tutabilen her türlü antivirüs ile düzeyli bir ilişkiye açığım :) Neyse efendim, 2002 yılından bu yana kullanmadığım Norton Antivirüs 2009 hakkında acaba kötü bir şey diyen var mı diye arayışa girdim. Nereye baksam, “Aman Tanrım!”, “Muhteşem!”, “Verdiğiniz parayı hakediyor!”, “2009’un en iyi satın alınacak ürünü” türünden yorumları görünce, bir dönem bilgisayardan kaldırmak için bile ekstra program yüklemeniz gereken Norton’a karşı karışık duygular içerisine girdim. Dış görünüş bakımından hoştu, dikkatimi çekti. Ama kalbi nasıldı acaba? Huyu suyu? Zorlama ilişki istemiyordum açıkçası :)

İnsanlarda bir abatmadır gidiyor. İşte efendim şurası güzel, burası güzel, huyu suyu güzel, bilgisayarı kalbi kadar tertemiz yapıyor vs vs. Hoşlanmam giderek arttı ve Norton’un üreticisi Symantec’in İnternet sayfasında flörte başladık. Bu iş böyle olmaz, platonik aşık olamam, ben en iyisi teklif edeyim dedim ve Norton Internet Security 2009’u aldım bilgisayarıma kurdum. Tabii kurulum öyle kolay olmadı: “Adın ne, Sanın ne?”, “ Ne iş yaparsın?”, “E-posta adresin nedir?”, “Ürünü deniyorsun, ama sakata gelmeyelim, ben seni yeniliklerimden haberdar edeyim” şeklindeki soruları ve şıkları tamamladıktan sonra, Norton Internet Security 2009 ile birlikte olmaya başladık. Aman efendim o ne zerafet! Dırdır yaparak kafamı şişirmiyor, işe başladığımda mızmızlanmıyor, şöyle bir etrafı temizleyiver dediğimde süratine diyecek yok! Vay anasını dedim, bundan iyisi Şam’da kayısı!

Norton Internet Security 2009 ile 3 günlük birlikteliğimizin ardından ilk kavgamızı yaşadık. Güncelleme esnasında bilgisayarım kilitlendi. Olur böyle dedim, yeni gelin, sakarlığı bol olur. Hemen sistemi yeniden başlattım, kendine geldi. 4. günde yine bir sorun yaşadık, ama bu sefer yaptığı aptalcaydı! Güncelleme esnasında bazı paketleri yükleyemedi (olabilir), ama sonrasında sanki tamamen başarı ile güncellenmiş gibi uyarı verdi. “Sen ne saçmaladığının farkında mısın?” dedikten sonra, bilgisayarımı “masaüstü” (halbuki dizüstü) olarak algıladığını gördüm. İçimden yavaş yavaş söylenmeye başladım, “Dış görünüşe aldanmayacaksın arkadaş, biraz da zeka olması lazım”.

Birlikteliğimizin 5. gününde, tamamlamış olduğum projemin raporunu ciltlettirmek için (yaklaşık 120 sayfa) kırtasiyeye gittim. Bu kırtasiyede, yazıcı çıktısı alınan bilgisayarın virüslü olduğunu adım gibi biliyordum. Daha öncesinde bu bilgisayara taktığım parmak bellekleri (flash disk), sonrasında kendi bilgisayarıma taktığımda ESET mutlaka trojan uyarısı verirdi. “Ahaaaa, taze gelinin ilk testi işte bu zamandır” dedim. Yanımdaki 8GB’lık SanDisk Cruzer parmak belleğimi (flash disk), kırtasiyedeki bilgisayara taktım. Projemi bir güzel ciltlettirdikten sonra eve gittim. Bilgisayarımı açtım, virüslü ya da trojanlı olduğuna inandığım parmak belleğimi (flash disk), USB portuna taktım. Kısa bir bekleyişin ardından Norton Internet Security 2009’dan ses seda gelmedi. Alla alla dedim, ESET beni mi yiyordu acaba? Parmak belleği bir güzel Norton Internet Security 2009 ile tarattım, misler gibi tertemiz olduğunu söyledi. Konuyu o gün orda kapattım. Ertesi gün ofisime geldim. Ofisimde lisansı devam eden ESET Smarty Security 3 bulunuyordu. Olayı tamamen unutarak, sırf bir dosyayı parmak belleğe atmam gerektiğinden, parmak belleği ofis bilgisayarıma taktım. Zaaaaannnnnnnnkkkkk! Beklediğim trojan alarmı çıktı. ESET için “Ulen sen de beni yiyorsun herhalde,” dedikten sonra akşamında eve gittiğimde, kendi bilgisayarımda ne göreyim? Gizli sistem dosyalarını açamıyorum! “Dosya Özellikleri”ne giriyorum, seçeneği işaretliyorum, uygula diyorum:

Vay Başıma Gelenler!

(Resmin büyük hali için üzerine tıklayınız)

Uygulanır gibi oluyor, ama sonuç değişmiyor:

Vay Başıma Gelenler!

(Resmin büyük hali için üzerine tıklayınız)

Parmak belleğin bilgisayara takıldığında otomatik çalıştırılmasını, güvenlik riski teşkil ettiği için kapatmıştım, ama o da açılmış! Ne taksam otomatik açılıyor! “Hayıııırrrrrrrrrrrrrr!” diye haykırmadan önce, Norton Internet Security 2009’u bilgisayarımdan kaldırdım, ESET Internet Security 3’ün deneme sürümünü yükledim. Bir güzel güncelledikten sonra, trojan uyarıları teker teker gelmeye başladı:

Vay Başıma Gelenler!

(Resmin büyük hali için üzerine tıklayınız)

Sistemimde 2 NTFS (Windows XP ve yedek almada kullandığım bir alan), Linux için ext3 ve swap bölümleri ile 160 GB’lık Seagate marka harici diskim için, Linux bölümleri hariç teker teker uyarı geldi ve karantinaya alındı. Ya benim hayallerim?!

Tabii bu 6 günlük Norton Internet Security 2009 ile olan birlikteliğimin ayrılıkla noktalanması, arkadaş çevremde tebessümlere neden oldu. Konu antivirüs olunca, konuşanı da bol oluyor maalesef. Herkes futbol takımı tutar gibi bir antivirüs bellemiş gidiyor: Avast!, AVG, Kaspersky ve daha niceleri. Değerli okuyucular, ben bu antivirüs programlarının hepsini denedim. Güvenlik ilgi duyduğum alanlardan biri olduğu için de, sağdan soldan gördüğüm testlere değil, kendi testlerime güvenmeyi tercih ederim. Bunun için geliştirdiğim test programlarım da mevcut (Windows kayıt defterine değer atama, virüs maskeli exe dosyalarını çalıştırma gibi). Size kendi testlerimden birkaç bilgi vereyim:

Avast!: Belki de piyasada virüs bulabilen en iyi antivirüs programı. Ancaaaaak! Her şey bulmakla bitmiyor, temizlemesi de gerekli. Avast! temizleme konusunda oldukça başarısız. İnternet sitesi için buraya tıklayınız.

AVG: Hiçbir şeyi yakalayamadı, önsezi yeteneği yok denecek kadar az. İnternet sitesi için buraya tıklayınız.

Kaspersky: Evet güzel yakalıyor, güzel siliyor, ama hem dırdırı hem de sistem kaynaklarını yiyip bitirmesi bakımından tercih sebebim değil. İnternet sitesi için buraya tıklayınız.

Avira Antivir: Sistem kaynaklarını az kullanıyor, güzel yakalıyor ve siliyor. Ancak arayüzünü bir türlü sevemedim. Bana eski Kaspersky’yi hatırlatıyor. Internet Güvenlik Paketi’nin fiyatı da rakiplerine göre pahalı (ücretsiz olmayan versiyonu). İnternet sitesi için buraya tıklayınız.

BitDefender: Çok memnun kaldığım bir antivirüs programı. Hele Internet Güvenlik Paketi’ni kullanıyorsanız, başka hiçbir şey yüklemeye gerek yok. Ancak sistem kaynakları bakımından sıkıntı yaşamak istemiyorsanız, en az 1.5 GB belleğiniz (RAM) olmalı. Kaspersky’ye bu da yetmiyor. BitDefender’ı tavsiye ederim. İnternet sitesi için buraya tıklayınız.

Son olarak… Şu anda eski gözağrım BitDefender’ın gönlünü almaya çalışıyorum. ESET’le süren uzun süreli ilişkim sonrası kalbinin kırık olduğunu düşünüyorum. Bakalım sonumuz ne olacak? Çok mu ayran gönüllüyüm ne? :)

ESET NOD32′yi Defterimden Sildim

potkal_logoYaklaşık 4 yıl süresince oldukça sadık bir NOD32 kullanıcısıyım. NOD32’nin NASA’da kullanıldığı gibi Internet efsanelerine aldırmadan, özellikle bilgisayarımı zorlamaması ve aktif güvenlik sağlaması açısından NOD32’yi tercih ediyordum. Sezar’ın hakkı Sezar’a derler ya, şu zamana kadar kullandığım ve tavsiye ettiğim bütün bilgisayarlarda herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Bir keresinde şu anda adını tam hatırlayamadığım bir trojan problemi ile karşı karşıya kaldım ve NOD32 buna bir çare bulamadı. Tam güvenlik yazılımımı değiştirecektim ki, Internet üzerinden okuduğum haberlerden hemen hemen bütün antivirüs yazılımlarının bu trojandan etkilendiğini gördüm. Dolayısıyla bu durumu görmezden geldim.

ESET NOD32’nin en beğendiğim özelliği, güvenlik yazılımı kullanmak için süper bilgisayar istememesi! Teknolojiyi bilen ve mantıklı kullanan herkes, eğer oyun oynamıyorsa, çorap değiştirir gibi sistem değiştirilmeyeceğini bilir. Hele hele günümüz dizüstü piyasasında sorunsuz bir model bulmak hemen hemen çok zor bir hal almışken, 1.5 GHz Centrino tek çekirdekli Toshiba marka yadigar dizüstümü şu anda pek de değiştirmeye niyetim yok. 5 yıla yakın bir süredir kullandığım dizüstümü 2008 yazında bir kere teknik servise götürdüm. Fanı arızalandı sanmıştım, inanılmaz bir gürültü çıkartıyordu. Meğersem dizüstü bilgisayarımın içi aşırı derece tozlanmış ve bu tozlar da fanı sıkıştırdığından gürültü yapmasına neden olmuş. Yaklaşık 50 tl bir servis ücreti ile paçayı sıyırdım. Artık RAM’ler yetmemeye başladığından son olarak OCZ’nin performans RAM’lerinden aldım. Henüz elime geçmedi. Ben bu bilgisayarda siz değerli okuyucularımız için yazılar hazırlıyorum, aynı zamanda .NET ve Java dillerini kullanarak programlar yazıyorum ve sistemde Microsoft SQL Server 2005 ile MySQL veritabanı sistemleri kurulu. Evet biraz zorlanıyor bazen, ama yeni bir dizüstü almayı aklımdan geçirmedim. Bunca yükü kaldırabilen bir dizüstüyü baştacı etmeyeyim de ne edeyim! Ama yakında yanına büyük bir kardeş, masaüstü bilgisayar getirmeyi düşünüyorum.

Bu dizüstü üzerinde daha önceden Kaspersky Internet Security 2008 kurmuştum. Aman Allahım o nasıl bir işkence! Her şeyde zart zurt çıkan mesajlar (ki program yazdığım için Windows kayıt defteri üzerinde bazen değişiklikler yapmak durumunda kalıyordum), bilgisayarın durduk yere kendinden geçmeleri! Aman efendim şu özelliğini kapatın, o zaman daha az yorar vs vs gibi pek çok tavsiye duydum. İyi de kardeşim, madem özellik yapmışsın, kullanamadıktan sonra niye para verdim ben buna? Neden BitDefender ve ESET’te böyle şeyler olmuyor? Yaygın bir inanışa göre, Kaspersky çok sağlam bir antivirüs programı. Ben bu görüşe katılmıyorum açıkçası. Çünkü bulduğu her şüpheli dosya, gerçekten de şüpheli olmayabilir. Günümüzde pek çok antivirüs uygulaması, bu şekilde hareket ederek göz boyamaya çalışıyor. Size daha ilginç bir örnek daha vereyim. Üniversitedeki hocalarımdan bir tanesi Rus’tu, kendisiyle C++ programlama dili üzerine ders notu yazmıştık. Kaspersky’nin ortaklarından biriyle çocukluk arkadaşıydı. Bilgisayarında BitDefender’ı görünce, neden Kaspersky kullanmadığını sordum. “Forget about it!” (Unut gitsin!) dedi. Nedenini sorduğumda bana bazı şeyler anlattı, ama bu aramızda geçen bir konuşma olduğu için buraya taşıyamayacağım.

Şimdi size neden ESET NOD32’yi defterimden sildiğimi anlatayım. Dediğim gibi oldukça sadık bir müşterisiydim ve herkese de tavsiye ediyordum. Fakat son versiyonu ESET Smart Security ile birlikte lisanslama uygulamasını değiştirmişler! Dünyanın hangi yerine giderseniz gidin, Muz Cumhuriyeti’nde bile mevcut müşterilere değer verilir ve onlara bazı haklar tanınır. Ama ESET herhalde bundan bir haber!

can-kose-1659-yi1

ESET Smart Security güvenlik yazılımımın lisansının bitmesine 9 gün kaldı, her gün çıkan uyarı mesajından bunaldığımdan dolayı geçtiğimiz Cuma günü (23 Ocak 2009), “lisansını yenilemek” (renewal) üzerine, programın bana verdiği yönlendirme linkine tıkladım. ESET’in sayfası açıldı (http://www.eset.com) ve buradan da kendi ülkemin (yani Türkiye) ESET sayfasına yönlendirildim (http://www.nod32.com.tr). Ara tara ara tara “lisans yenileme” linkini bulamadım. Site haritasına baktım, orda da yok. Alla alla dedim, bir mesaj atayım en iyisi. Aşağıdaki e-postayı, destek@nod32.com.tr adresine gönderdim:

“Merhabalar,

ESET’in Türkiye ayağı olan http://www.nod32.com.tr ‘den, mevcut kullanıcısı olduğum Eset Smart Security’nin lisansını yenilemek istiyorum. Ancak ne yazık ki sitenizde böyle bir seçenek bulamadım (site haritasına kadar baktım, acaba ben mi göremedim?). Hazır bir servis kullanılarak oluşturulmuş alış-veriş sitenizde sadece “Satın alma” seçeneği var. Dünyanın her yerinde, mevcut kullanıcılar lisanslarını yenilemek istedikleri zaman “indirimli” fiyatlardan faydalanırlar, çünkü zaten kişi bunu daha önceden satın almıştır. Yeni kullanıcılar gibi 99 TL ücretini ödemeyi kabul etmiyorum.

Saygılarımla;…”

Bana gelen cevap (gönderenin adını saklı tutuyorum):

“Merhaba;

Eset’ in böyle bir uygulaması bulunmaktadır. Ancak Türkiyede Nod32 Antivirus ücreti zaten yurt dışında uygulanan (yenilenen) indirimli ürün fiyatıyla aynı olduğu için indirimli ürünü ikinci kez fiyatını düşüremiyoruz. Ancak ürünü zincir mağazaları Bimeks, Gold, Teknosa vb daha ucuza temin edebilirsiniz.

İyi Çalışmalar”

Bunun üzerine ESET genel merkezine bir e-posta gönderdim. İletişim formlarında yazı için ayırdıkları alan o kadar küçüktü ki, içimden saymadığımı bırakmadım. Müşteri hizmetlerine verdikleri önemin bir göstergesiydi adeta:

can-kose-1659-yi2

“Hello,

I am the one of your customer. I was using Nod32 for 3 years. Last year I bought a Smart Security (not only antivirus). I am living in Turkey. My license key will be expired in 14 days. When I want to renew, Eset page redirects me to Country Seller (http://www.nod32.com.tr). There is not any renew option, I must buy a new Eset Smart Security if I want to use your software. It is 99TL (60$). I don’t want to pay this price because I am customer already so there must be a discount for renewal. If I cannot renew my Eset Smary Security with acceptable price, I will switch to BitDefender because their prices are in acceptable limit. What should I do? Do you believe that if your current customer wants to renew his/her smart security, s/he must pay the price as new customer? Is it fair?

Thank you…”

Şimdi bunu Türkçeleştirelim (yorumları yatık şekilde belirttim):

“Merhaba,

Ben müşterilerinizden biriyim. Nod32’yi 3 yıldan beridir kullanıyordum. Son yıl (yani 2008 yılından bahsediyorum, toplamda 4 senelik müşteriyim) Smart Security’yi satın aldım. Türkiye’de yaşıyorum. Lisansım 14 gün içinde sona erecek. Lisansımı yenilemek istediğimde, Eset beni ülke satıcısına yönlendiriyor (http://www.nod32.com.tr). Burada herhangi bir lisans yenileme seçeneği bulunmuyor, Eset’i kullanmak istersem yeniden satın almam gerekiyor. Bunun fiyatı 99 TL (60$). Bu ücreti ödemek istemiyorum, çünkü ben daha önceden müşterinizim ve bu durumda lisans yenilemek için indirim olmalı. Eğer Eset Smart Security’nin lisansını kabul edilebilir bir ücretle uzatamazsam, BitDefender’a geçeceğim çünkü fiyatları kabul edilebilir limitlerde (evet gerçekten de öyle! Bitdefender Internet Security 2009, 3 kullanıcılı 1 yıllık lisansı 50$!). Ne yapmam gerekiyor? Mevcut müşterilerinizin lisanslarını yenilemek istediğinde, yeni bir müşteri gibi ücret ödemeleri gerektiğine inanıyor musunuz? Bu sizce adil mi?

Teşekkürler…”

Gelen cevap içler acısı. Bir şirketin müşteri memnuniyetinden yoksun olduğunun bir göstergesi adeta:

“Dear Customer,

Thank you for contacting ESET Sales Support. Based on your geographical location, we are not able to assist you directly. You must contact one of ESET’s local distributors in your country of origin.  Please use the link below to find the correct Reseller / Distributor in your area.

http://www.eset.com/partners/worldwide.php

Thank you for choosing ESET.

ESET Sales Support
1-619-876-5400”

Türkçesi:

“Sayın Müşteri,

ESET Satış Desteği ile irtibat kurduğunuz için teşekkür ederiz. Coğrafik konumuzundan dolayı, size doğrudan yardımcı olamayacağız. Sizin yerel satıcınızla irtibata geçmeniz gerekmektedir. Lütfen aşağıdaki linki kullanarak, bölgenizdeki dağıtıcınızı/satıcınızı bulunuz:

http://www.eset.com/partners/worldwide.php

ESET’I seçtiğiniz için teşekkür ederiz.

ESET Satış Destek
1-619-876-5400”

Hani hep deriz ya yabancı şirketler şöyle iyi böyle iyi diye… Alın size yabancı ve dünyaca bilinen bir şirketin yaptığı!

Blog yazımı, ESET Türkiye ayağına verdiğim, ama cevabını alamadığım e-posta yanıtımla sonlandırıyorum:

“Merhabalar,

Cevabınız için teşekkür ederim.

Ondan sonra da Türkiye’de çok fazla korsan yazılım bulunuyor vs vs… Böyle bir politika benimsedikten sonra elbette korsan olacak! (Sözüm size değil, genel merkeze). Her yerde Eset Smart Security Business’ın crackli hali var, benim lisansım bittikten sonra alıp bunu kullansam yeri midir? Bence yeridir… Ama bu şekilde bir politikası olan şirketin crackli programını bile kullanmaya değmez. İsterse dünyanın en iyi antivirüs programı olsun (ki bağımsız AV Comparatives’e göre değil), 4 senelik kullanıcısını kaybetti (daha önce yurtdışındaydım, böyle bir sorun yoktu). BitDefender’a geçiyorum…

Kolay gelsin…

Saygılarımla…”