Etiket Arşivi: askerlik

Kısa Kısa Askerlik Hatıraları – 2

KBRN (Kimyasal-Biyolojik-Radyoaktif-Nükleer) timindeyim. Üzerimize tulum gibi bir şey giyiyoruz, ayaklarımızda bot kılıfları var. Tulumun ayrıca başlığı da var. Eldiven ve acil durumlar için gaz maskesi de yanımızda. Tulum öyle bir şey ki, giyilmesine giyiliyor, ama tek kişi üzerindeki tulumu çıkartana kadar 2 kilo veriyor.

Eğitim alıyoruz. Başımızdaki astsubay (isim vermiyorum :)) “Karşımızdaki dağlara atom bombası atıldı, ne yapacaksınız?” dedi. Ben de toyum daha, çalıştığım askeri bilgi ile cevapladım: “Geleceğe yöne sırtımızı dönecek şekilde yere uzanır, başımızı korur, ayak topuklarımızın hafif yukarı kaldırarak vücudumuzu koruruz” dedim. “Ulan ne cevap verdim ama” diye düşünürken, astsubay “Yanlış” dedi. “Atom bombası atıldığında bir b.k yapamazsın, ben sizin yerinizde olsam sigaramı yakar manzaranın keyfini çıkartırım, nasıl olsa birkaç saniye sonra öleceksiniz” dedi. Her şeyin standart askeri bilgi olmadığını o gün anladım :)

Kısa Kısa Askerlik Hatıraları – 1

Bir anda ortaya atılan bir söz dilden dile dolaşıp size farklı bir şekilde dönebilir. Faaliyetlerden dolayı çok fazla televizyon izleyemez, gazete okuyamazsınız. Radyo zaten yasaktır (yerine göre değişebilir). Böyle “kolpa haberciliğin” son noktasını askerliğimin 2′nci ayında yaşadım. Bir habere göre Hayko Cepkin ölmüştü. Daha toyuz tabii, her söylenene inanmamamız gerektiğini bilmiyoruz. 1 ay boyunca Hayko Cepkin öldü diye dolandık. Sonrasında gazetede şans eseri haberini okuduk da ölmediğini anladık :)

Askerden Merhabalar…

Ey ahali!

Askerden sizlere ilk kez sesleniyorum… Daha önce nerede olduğumu belirtmiştim, hatırlatayım: Çanakkale/Gelibolu/Dirikköy’de bulunan ve duyduğumuza göre “mezarcı” olarak tabir edilen İstihkam Alayı’ndayım. Geçtiğimiz hafta itibariyle bölük yazıcısı olarak aktif görev üstlenmeye başladım :) Kara Kuvvetleri Denetlemesi olacağı için sürekli spor konusunda tabir caizse “yardırıyoruz”. Perşembe günü 6 km’ye yakın koştuk örneğin. Benim gibi hayatı bilgisayar başında geçmiş biri için ilk başlar zorlu oldu, ama artık tempoya alıştım :) Daha söyleyecek çok şey var, ama bi’tanem webcamde beni bekliyor :) Tekrar görüşmek dileğiyle, sevgiler…

Askerlik ve Geride Bıraktıklarım

Askerlik görevi… Kimilerine göre vatan borcu, kimilerine göre erkek namusu, kimilerine göre gereksiz ve zaman alıcı bir şey. Ben burada ayan beyan fikrimi dile getirmeyeceğim, ama tecilimi bozarak askere gittiğimden dolayı, askerlik konusunda ne düşündüğümü anlayabilirsiniz :) Şayet gereksiz bir şey olduğunu düşünseydim, mümkün olduğu kadar tecil hakkımı kullanırdım.

Fikirler ne olursa olsun, askerden dönen gerek dostlarımda, gerekse de kan bağım olan akrabalarımda (en yakın örneği ağabeyim) hep bir şey gördüm: Dünyaya farklı bakış açısı… Sinir manyağı olan nice tanıdıklarım, süt dökmüş kedi gibi; kıçını kaldırmaya üşenen nice tanıdıklarım da “hormonlu” hiperaktif gibi döndüler :) Demek ki askerlik biraz da efsunlu bir şey :)

Gideceğim yer henüz belli değil, yedek subay mı yoksa kısa dönem mi olacağım da henüz açıklanmadı. 9 Aralık 2009 öğleden sonra ya da 10 Aralık 2009 sabahtan açıklanacak. Eğer yazma imkanım olursa, burada belirtirim (10 Aralık 2009 Güncelleme: Acemiliğimi kısa dönem er olarak, 2. Kolordu İstihkam Alay Komutanlığı Dirikköy, Gelibolu, Çanakkale’de yapacağım).

Askerlik hakkında herkes bir şey dese de (şu son zamanlarda en fantazi şeyleri bile duydum :)), askere gitmek üzere olan biri olarak psikolojiniz şöyle oluyor: Yahu gitmeden önce şunu da yapsaydım… Ama ne yazık ki hepsine ya zaman ya da gücünüz (maddi ya da manevi) yetmiyor. Bazı şeyler hayırlısıyla döndükten sonra defterimde yazılı :)

Aranızda bulunamayacağım süre içerisinde, heyecanlı ve bu tarz durumlarda eli ayağına dolaşan, teslim olacağım hafta hasta olduğu için morali bozulan, gülüşü ve sakinliğiyle benim deliliğimi ve âni kararlarımı dengeleyen kız arkadaşımı; güzel yemeklerini ve her ne kadar “Anne bu tarz konular ilgimi çekmiyor” desem de bir türlü anlatmaktan vazgeçmeyen “oğluş diye seslenen” annemi; panik atak olduğunu iddia etmeme rağmen bir türlü kabullenmeyen “Ne olacak bu ülkenin hali” babamı; yıllar geçmesine ve aramıza mesafeler girmesine rağmen çok konuşamasak da aramayı unutmayan dostum “N’apıyon birader?” Barış’ı; her ne kadar çok iyi anlaşarak geçiremediğimiz bir çocukluğumuzun ardından aramızda kopukluklar olsa da, arada bir yanına uğrayarak kola içtiğim “göbekli” ağabeyimi; herhangi bir ücret almadan büyük bir özveri ile sizlere özgün bilgi sunan ve artık bir aile olduğumuz Teknovole.com ekibini; Teknovole.com’a sahip çıkarak bizlere güç veren siz değerli okuyucularımızı çok özleyeceğim. Beni unutmamanız için arkamda 30 yazı bıraktım. Bu yazılardan biri 10 seri halinde yayınlanacak olan “Veri İletişimi ve Bilgisayar Ağları” ile diğeri 20 seri halinde yayınlanacak olan “Düzenli Bilgiler Kümesi: Veritabanı”dır. Seri numaralarından anlayacağınız üzere oldukça detaylı yazılar. Bu konularda bilgi sahibi olmak isteyen herkesin rahatlıkla okuyabilmesini hedefledim. Bir Teknovole.com klasiği olarak, her ikisi de özgün yazıdır (yayınlandıkları zaman fotoğraflardan göreceğiniz üzere, ekran görüntüleri, illüstrasyon ve fotoğrafların pek çoğunu da ben hazırladım). Her iki yazı da haftada Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri olmak üzere yayınlanacaktır. Veri İletişimi ve Bilgisayar Ağları serisi 14 Aralık 2009’da, Düzenli Bilgiler Kümesi: Veritabanı serisi ise 11 Ocak 2010’da yayınlanmaya başlayacaktır. Hakkınızı helal edin, dualarınızı esirgemeyin lütfen.

Sağlıcakla kalın…

Askerlik

1 Aralık 2009 itibariyle, “izinli asker” durumundayım :) Yaklaşık 10 saatlik bir “ilk gün” askerliğinden sonra 12 Aralık 2009′da teslim olmayı bekliyorum. Yer henüz belli değil, 9 Aralık öğleden sonra ya da 10 Aralık sabahtan itibaren öğrenilebilecek…

Bu arada 2 ve 3 Aralık’ta sınava girecekler varsa tavsiyem, mümkün olduğunca erken gidin. Ben Ankara Zırhlı Birlikler Okulu’nda sınava girdim ve sabah saat 7′de sıraya girmeme rağmen 617 sıra numarası alabildim.