Ben öyle denemeden, görmeden, uygulamadan, tamamen önyargı ile bir şey yazmam. Bu benim gördüğüm ve pek çok hemcinslerinden de duyduğum bir şey: Bayanlar araba sürmeyi bilmiyor. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii.
Geçtiğimiz günlerde, Ankara Bilkent Köprüsü’nde, tam dönemeçte bir arabanın önü tamamen dağılmıştı. Aracın yanında oturan bayan, elinde telefon birilerini arıyor. Çevreye bakıyorsunuz, başka bir araç yok, kazaya mahal verecek bir durum yok (kaygan zemin vs). İşin rengi ortada, virajı dönememiş ve yandaki bariyerlere çarpmış. Bariyerler yamulmuş zaten. Araba ne peki? Gıcır gıcır parlayan bir Audi A3.
İşten eve dönüyorum. Ankara Oran’dan Gölbaşı-Konya tarafına sapıp, oradan otobana gireceğim. O yolu bilen bilir, yayla gibi bir yoldur ve gaza basmadan 100 km/sa civarında bir hızla gidebiliyorsunuz. Yol yayla gibi, araç sayısı çok az, ama sağdan yavaş yavaş dörtlüleri yakmış bir araba gidiyor. Yavaş dediğim öyle 80 km/sa değil, 30 km/sa, belki de en fazla 40 km/sa. Bir bakıyorsunuz bu kim diye, direksiyona adeta yapışmış, direksiyon simidini ne kadar sıktığı dışarıdan belli olan ve gözleri faltaşı gibi açılmış bir bayan sürücü.
İşten çıkıp Ankamall’e giderek kız arkadaşımla buluşacağım. Kuğulu Park alt geçidinden, Bahçelievler-Eskişehir yolu alt geçidine, oradan da son olarak Milli Kütüphane’nin oradaki alt geçide girerek çıkıyorum. Trafik tıklım tıklım, o kadar yavaş ilerliyor ki yanımızdan yürüyerek geçenler enayi gözüyle bize bakıyorlar. Milli Kütüphane’nin oradaki alt geçidin çıkışında iki araç dörtlüleri yakmış duruyor. Bayan sürücü, önceki aracın tamponuna dokundurmuş. Yahu o trafikte nasıl böyle bir şey yapılabilir, hayret ettim.
Geçtiğimiz günlerde, oturduğum yerde… Refüjdeki direğe, sanki intihar etmek istermiş gibi girmiş bir araba. Son model bir Peugeot, hatta o kadar yeni ki modelini bilmiyorum :) Yine bir bayan sürücü, elinde telefon birilerini arıyor.
Ve bugün… İşten eve dönüyorum, yaşadığım yerin girişinde viraj var. Herhalde bu virajı hiç dönmediysem 10 bin kere dönmüşümdür. Kazaya mahal verecek bir durum yok, ama aracın birinin önü dağılmış, tekerlekler sola doğru 90 derece dönük duruyor. Bir tane bayan sürücünün eli ayağı titriyor, kenarda oturmuş, kazayı gören vatandaşlar su veriyor.
Bayan sürücülerdeki en büyük problem, trafiği akışına bırakamamaları ve tabir caizse “odun” gibi araba sürmeleri. Yahu biraz esnek olun, arasıra aynalara bakma zahmetine katlanın. Aynalar sadece kırmızı ışıkta makyajınızı kontrol etmek için arabaya konan nesneler değil. Bir de erkekler için iki işi bir arada yapamadıklarını söylerler. Ben araba sürerken aynalara bakabiliyorum, ama bunu bir bayan yapamıyor. Hangimiz iki işi bir arada yapamıyoruz acaba?
NOT: Erkek kadın hiç farketmez, şirket arabaları ile trafikte ahkam kesen, daracık yolda 120 km/sa hızla gitmeyi bir halt sanan bütün beyinsiz mahlukatlara da Allah bir an önce küçük de olsa bir beyin versin. Amin!
Son Yorumlar